24 Haziran 2011 Cuma

MUHALLEBİLİ KADAYIF TATLISI




Gerekli malzemeler:


250 g kadayıf

1 küçük çay bardağı şeker

2 yemek kaşığı tereyağ

1 su bardağı kırılmış(iri çekilmiş) ceviz içi




Muhallebisi için:

1 litre süt

6 tepeleme yemek kaşığı un

1 su bardağı şeker

3-4 parça damla sakızı



1 poşet krem şanti

1 su bardağı süt



Yapılışı:

Kadayıfı 10-15 dakika buzlukta tutup hafif dondurduktan sonra temiz bir poşetin içine koyun. Tezgahınızın üstünde poşetin üstüne bastırarak kadayıfları ufalayın. (Bir ekmek kesme tahtası üzerinde bıçakla kıymaya kalkarsanız etrafa çok sıçrayacaktır, bu yüzden poşette ezmenizi tavsiye ederim.)


Büyük bir tavada tereyağını eritin. Kadayıfları tavaya ekleyip orta ateşte hafif kahverengi oluncaya kadar karıştırarak kavurun. Üzerine toz şekeri ekleyip 1 dakika daha kavurduktan sonra ocaktan alın. Dibi tutmaması, yanmaması için kadayıfı ayrı bir kapta soğutun. Soğurken cevizleri ekleyip karıştırın.


Bu arada muhallebiyi yapalım. Orta boy bir tencerede orta ateşte tüm muhallebi malzemesini çırpma teli ile sürekli karıştırarak koyulaşıncaya kadar pişirin. Ateşten alın soğumaya bırakın.


1 bardak süt ile krem şantinizi hazırlayın. Krem şantiyi ılınan muhallebinin içine dökerek tekrar çırpın. Muhallebiniz hazır. Bırakın iyice soğusun!


Bir cam kaba (ben 31x20cm'lik oval borcam kullandım) kadayıfın yarısını dökün, üzerine muhallebinin tamamını yavaşça döküp düzeltin. Kalan kadayıfı da üzerine serip buzdolabına yerleştirin.



İyice soğuduktan sonra dilimleyerek servis yapın.



Afiyet olsun!






4 Haziran 2011 Cumartesi

SOSLU TAVUK BUDU- Knorr'la

Daha önceki işim dolayısıyla soslar konusunda oldukça uzmanlaşmış ve sosların kilo aldıran tüm kalleşliğine rağmen damağımı sossuz bırakamaz olmuştum. Bu bol sos'lu dönemden kendimi ancak hamileyken sıyırabildim, o çok sevdiğim sosların ancak bazılarının yerine ev yapımı olanları koyabildim. Hele de kızım olunca hazır soslarla arayı bayağı açtım. Bu son dönemde kaçırdığım sos maceralarını yakalayabilme adına geçen gün marketten 2 tane Knorr sosunu seçtim aldım.



Öncelikle yukarıdaki ambalaj beni çok etkiledi, sosu ayrı, fırın poşeti ayrı paketlenmişti, bu makineyi görmek isterdim doğrusu. Sonra yapması çok kolaydı, bekarlar veya yeni evliler için süper kolaylık.
Ama en güzeli fırından mutfağa ve oradan tüm eve yayılan o miiss gibi kekik kokusuydu. Pişmesini zor bekledim. Servis tabağına aldığımda tavuk butları şahane görünüyordu, keşke buna da fotoğrafım daha iyi şahit olsaydı....
Sınıfı benim kriterlerime göre geçen bu sos konusunda en ilginç dip not: asla sostan hoşlanmayan eşim bu butlar nasıl olmuş böyle, nefis dedi!!!
Eline sağlık Knorr, ikinci aldığım sosunu denemek için sabırsızlanıyorum.

KEMERALTI BÖREKÇİSİ




İşten ayrılalı beri kendimi bütün gün dışarıda gezerken yerken içerken buluyorum. Kızımı okula bıraktıktan sonra bir yerlerde kahvaltı yaparak güne başlamayı çoook seviyorum.



Geçen gün en sevdiğim börekle güne başladım. Balçova Kipa'da Kemeraltı Börekçisi'nde bir porsiyon kıymalı börek ve çayla.... Bu bol soğanlı yağlı kıymalı böreğin tadına doyamıyorum. Buna benzer bir tarifiniz varsa n'olur bana iletin.





ÇİĞ KÖFTEYLE BU KADAR YARATICILIK OLUR!!




Çiğ köfteye bayılırım. Geçen gün markette(Narlıdere Tansaş) dolaşırken çiğ köfte kullanılarak yapılmış bu kaplanın yaratıcılığından çok ekilendim, paylaşayım istedim.




20 Mayıs 2011 Cuma

SÜPRİZLİ BİR KURABİYE YAPMAYA NE DERSİNİZ, İŞTE LOKUMLU KURABİYE

Kızım ana sınıfına gidiyor, sınıfta en sevdiği aktiviteler dans, müzik ve resim olunca diğer konulara(matematik, ingilizce ve diğer işledikleri konular..) ilgi göstermesi adına evde de kendisine destek olmaya başladık. Yeni alanlara ilgi duymaya başladıkça evde de bu konularda kendini geliştirmeye adadı. Evde hazırladığı bir çalışma ile "bence bu çalışma ile öğretmeninin gözüne girersin" dedim. İlk kez duyduğu bu deyim onu şaşırttı. Anlamını açıkladım, "hımm" diye anladığını belirtti.



Ertesi gün okuldan almaya gittiğimde arabaya biner binmez "biliyor musun bugün öğretmenimin içine girdim" dedi... Bir düşündüm, sonra gülerek "haaaa....bravo ama içine değil gözüne girdin!" dedim. Tabii onu içime sokasım vardı!!! Eve gelir gelmez bu duyguyu hayata geçirdim.... paha biçilemez...



Aşağıdaki lokumlu kurabiyeyi servis etmek süprizci kızım için çok zevkli idi. herkesle "ısırın içinden süpriz çıkacak" diyerek ilgilendi:)))







LOKUMLU KURABİYE (22-25 adet)
Gerekli Malzemeler:

250 g lokum, ben güllü lokum kullandım, aslında sakızlı da çok yakışır.

Hamuru için:

2 çorba kaşığı pudra şekeri

1 paket krema

125g margarin(oda sıcaklığında erimiş)

1 çorba kaşığı sirke

1 paket hamur kabartma tozu

Aldığı kadar un (yaklaşık 4-4,5 bardak un alıyor)

Piştikten sonra üzerine serpmek için pudra şekeri



Yapılışı:



Hamur için gerekli malzemeleri karıştırdıktan sonra hamurunuzdan cevizden biraz büyük parçalar alın, elinizle avuç içinizde hamuru açıp içine lokumları koyup yuvarlak şekli vererek kapatın.



Fırınınızı 175 derecede ön ısıtın. Yağlı kağıt serdiğiniz fırın tepsisinde kurabiyelerinizin üstü hafif esmerleşinceye kadar pişirin.
Servis tabağına aldıktan sonra üzerlerine pudra şekeri serperek ikram edin.



Afiyet olsun.

19 Mayıs 2011 Perşembe

İZMİR'DE KAHVALTI MEKANLARI- TERECİ























Biz Karşıyaka'da oturmadığımız için hep bizim taraftaki kahvaltıcıları biliyoruz, zaten ağırlıklı olarak bizim taraftalar. Tereci ise Mavişehir'de açılan hem yöresel lezzetleri satan bir dükkan hem de bir restoran. Kahvaltısı daha çok ön plana çıktığından öncelikli kahvaltı yapmaya gittik. Yöresel Bakkal isimli dükkanında envai bakliyat, pekmez, baharat, şarküteri ürünü satılıyor. Bayramiç kuskusunu aldık ve pişirdim, gerçekten çok lezzetli...
Kahvaltısında ise çok değişik bir lezzet yakalayamadım. Taze kekikli söğüş lezzetli. İncir reçeli güzel değil. Kalabalık günlerde servis ağır oluyor. 5-10 dakika aralıklarla masaları dolaşarak sunulan ikramlar(zeytinyağlı yaprak sarma, helva, vs) çok hoş bir fikir. Karşıyakalılar için güzel bir mekan. Kişi başı kahvaltı fiyatı ise 20TL civarında.

iç mekan:

12 Mayıs 2011 Perşembe

YAZIN HABERCİSİ DONDURMA...LİMON SERİNLİĞİ-TAZE NANELİ, LİMONLU

Bu sene İzmir'e bile bir türlü değil yaz ılık hava bile gelemedi. Oysa ki İzmirli hatunlar şimdiye çoktan askılı bluzlar ve terliklerle dolaşmaya başlarlardı.

Güneşe hasret olarak onu özlemle beklerken dondurma sezonunu da açtık. Dondurma yemek için hazır elimize böyle sebepler de geçmişken limonlu dondurmayı yapıverdik, kızımla beraber! Bu tarife eşlik eden şarkımız da Sound of Music filminin meşhur şarkısı do a deer a female deer'ın Türkçe versiyonu; do bir külah dondurma:)) Benim 5,5 yaşla bu şarkının coşkusunu yaşamak da ayrı keyif. Gelelim tarife, bu arada hem biz büyükler hem de küçükler bu lezzete bayıldık belirteyim.






Limonlu Naneli Dondurma (4-5 kişilik)





Gerekli Malzemeler:

2 poşet (75gx2) toz krem şanti,

2 su bardağı soğuk süt,

2 adet limon,

1 çorba kaşığı bal,

1/2 demet taze nane,

Süslemek için hazır kakao sosu,

Dikdörtgen bir fırın kabı ve streç film



Hazırlanışı:

Krem şantiyi sütle çırpın. Limonların kabuğunu rendeleyip krem şantiye ekleyin. Limonları küçük küçük kesip balla karıştırıp 5 dakika ayrı bir yerde bekletin. Naneleri incecik kıyın. Hem naneleri hem de ballı limonu krem şantiye ilave edin, hepsini karıştırın.

Fırın kabınızın içini streç filmle kaplayın. Krem şantinizi içine döküp derin dondurucuya koyun. İyice donduktan sonra servis yapabilirsiniz. Servis yapmadan 5 dakika önce çıkarırsanız dilimlemek kolay olacaktır. Dilerseniz üstüne kakao sosu dökerek servis yapabilirsiniz.

Yalnız dondurmanızı çözdürdükten sonra tekrar derin dondurucuya koymayınız, tüketiniz.

Afiyet olsun.


Biliyorsunuz ben yaptığım dondurmalardan kızım için birer porsiyon olsun diye eski yoğurt kaplarını kullanıyorum, dilerseniz siz de bir kısmını bu küçük kaplara bölüştürebilirsiniz.















5 Mayıs 2011 Perşembe

KÖZLENMİŞ PATLICAN SALATASI




KÖZLENMİŞ PATLICAN

4 kişilik:

Gerekli malzemeler:

3 adet iri boy kemer patlıcanı

2 diş sarımsak(ezilmiş ya da rendelenmiş)

Biraz limon suyu ve zeytinyağı

Tuz
Yapılışı:


Patlıcanları köz ateşi üzerinde veya kısık ocak ateşinde yumuşayana kadar çevire çevire közleyin. Ben közmatik kullanıyorum biliyorsunuz. Patlıcan güzelce yumuşamış olsun. Patlıcan 2 şekilde soyulabiliyor, 1)Patlıcanları akan su altında daha sıcakken sap kısmından tutarak soyun. Sap kısmını kesin, içinde çok çekirdekli kısımları ayıklayın. 2) Patlıcanları bir tabağa düz yerleştirip bıçakla ortasını açın, bir kaçıkla patlıcanı kabuğundan sıyırın. 2.yöntem oldukça pratik. Patlıcanı sonra küçük küçük kıyın. Sarımsağı ekleyin. Azar azar limon suyu, zeytinyağı ve tuz ilave edip tadına bakarak istenen lezzete getirin.

Bir servis tabağına alın.

Afiyet olsun.




Not: Patlıcanları soyduktan sonra beklettiğinizde kararmasını önlemek için, bir süre limon suyu katılmış suda bekletin. Böylece hem renginin kararmasını hem de tadının acılaşmasını engellersiniz.

2 Mayıs 2011 Pazartesi

MELEK KANADI KOLYE






Son zamanlarda altının oldukça değerlendirmesi nedeniyle kuyumculardan biraz uzaklaşsak da şimdi tezgahlarında yer alan bu koleksiyon kuyumcunun yolunu tutmak için çoook teşvik edici...




Özellikle melek kanadı kolyeye bayıldım. Bu kolyeyi Adını Feriha Koydum adlı dizide Feriha da takmış. Çok zarif, çok sade....




http://www.kismet-tr.com/koleksiyon/minnos/minnos.html sitesinde koleksiyonu görebilirsiniz, İzmirde Alsancak'ta Lacoste ile Burger King arasında yer alan ÖzUsta Kuyumculukta koleksiyonun canlısı var.




Ben çok beğendim, ilgililere duyurulur:)))





30 Nisan 2011 Cumartesi

MİSAFİRLERİME GÜNDÜZ NE İKRAM EDEBİLİRİM?






DAVET SOFRASI


Ev hanımlığı ile birlikte gündüzleri gezmelerim arttı, maaşallah arkadaşlarım da çok becerikli, herkes 4-5 çeşit ikram yapıyor. Ben de elimden geldiğince onları en iyi şekilde ağırlamaya çalışıyorum.


Yukarıdaki bir ikram sofram.


Daha önce yaptığım ve en çok beğenilen bu lezzetlerin tarifleri için böyle buyurun.


Lütfen üzerlerine tıklayın:




tatlılar:










tuzlular:






2 adet yufkayı bütün olarak masada açın. Dört eşit parçaya bölün. 8 adet böreğimiz olacak. Tencerede zeytinyağında 2 adet orta boy yemeklik doğranmış soğanı kavurun. Üzerine 2 su bardağı kadar haşlanmış yeşil mercimeği ekleyin. Biraz da tuz ve karabiber. Ilınması için bekleyin. Öteki tarafta bir kaba eşit miktarda ayçiçek yağı ve su dökün. Yufkaları bu sıvıyla ıslatın. Kesilmiş yufkanın geniş tarafına mercimekli harctan koyun. Yufkayı sigara böreği gibi sarın. Sonra bu ince şeridi yuvarlayarak sarın. Yufkalar bitene kadar aynı şekilde devam edin. Üzerlerine yumurta sarısı sürün ve susam serpin. Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine yerleştirin.Ön ıstılmış fırında 200 derecede pişirin. Afiyet olsun