DEKORASYON CİN(S)İ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
DEKORASYON CİN(S)İ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Eylül 2013 Cuma

KARA TAHTAMIZI KENDİMİZ YAPABİLİR MİYİZ? KOCA DUVARI KARA TAHTAYA ÇEVİRELİM Mİ?


Yeni evimize çok istekli taşındık, eski evimizden çoook büyüktü. rahat rahat yayılacaktık eve. Evet birçok koleksiyonumu atıp gelmiştim ama var olanlar da anca sığacaktı. Ama o kadar da büyük değilmiş meğersem hem de en önemli yer kızıma vereceğimiz oda! İzimden gelerek ciddi koleksiyoncu ve eşyassından ayrılamayan kızıma oda küçük geldi. Ve biz tüm ev zaten senin desek de minik insan tüm cici dekorasyonuna rağmen odasından hoşnut olamadı. Bu yaz en sonunda odasındaki gardrobunu gardrop odamıza alıp odasında geniş bir alanı boş bıraktık.
Oraya da nette ne zamandır gördüğüm duvarı kara tahta haline çevirme projesini yapmak için kolları sıvadık. Bu kadar sitede olabildiğini yazdıklarına göre başaracaktık. Biz de duvarı kara tahtaya çevirebilecektik.
Aile projemiz olarak eşim kızım ve ben gerekli malzemeleri almak için alışverişe çıktık.

Karatahta Boyası yapımı için alışveriş listemiz:
  • İstenilen renkte 1 bardak kadar akrilik boya ya da mat yağlı boya(Biz Polisan Matrix marka 0.750 litre mat yağlı boya aldık. Renk tercihimiz lacivert ya da mordu ama Koçtaş dahil boya satan bir iki yerde de siyah ve beyaz haricinde seçenek yoktu. Aslında Koçtaş istediğiniz renk yapabiliriz ama malzememiz yok dedi. Biz de kara tahtayı o gün yapacağımız için siyah boyayı satın aldık.)
  • 2 yemek kaşığı toz derz(fayans aralarını doldurmada kullanılanlardan,  yarım kilo aldık.)
  • Boyayacağınız yerin büyüklüğüne göre ya boya fırçası ya da rulo(duvar boyayacağımız için biz ikisini de aldık.)
  • Kalın kağıt koli bandı

Alışverişi tamamladıktan sonra boyayacağımız alanın etrafıını boya taşmasın diye bantladık. Yere gazete serdik.




Atabileceğiniz bir kap, 1 adet plastik bardak, 1 adet yemek kaşığı ve 1 adet karıştırma çubuğunu hazır ettik.
Gelelim boyayı hazırlamaya, nette sayfalarda ölçü 1 bardak boyaya 2 kaşık derz dolgusu olarak yazıyor. Bizim alanımız geniş olduğundan biz 2 ölçü yaptık.
Kabımızın içine 2 bardak boyamızdan 3,5 kaşık da derz dolgusu koyduk(derzi boya slu olmasın diye biraz az koyduk, baktık tam kıvamında görününce 4 kaşığa tamamlamadık)iyice homojen oluncaya kadar karıştırdık.

Sıra boyamaya geldi.
Kenarları fırça, geniş alanı da rulo ile boyadık. Kızım babasıyla bu işi yapmaktan müthiş zevk aldı. Sanırım üst üste 3 katman boyadık.

Şimdi sıra kurumasını beklemekte. Hepimiz ama en çok kızım heyecanlı...Duvar boyanırken ona boyattığım cam su şişesi allahtan önce kurudu da, tebeşirle denedi, yazıyordu!  Gene de bir gün duvarın kurumasını zor bekledi.
Gittik ona tozsuz rengarenk tebeşirler aldık. Ve sonunda duvar kurudu.
İşte sonuç:
O çok sevdiği yazma çizme işlerini koca alana yapıyor, öğretmencilik oynuyor sanırım artık odasını daha çok seviyor:)))

23 Mart 2008 Pazar

BİR DOĞUMGÜNÜ DEKORU!



Balon takılan çubukları istediğimiz boya getirelim. Çubukların etrafına alttan(alttan bantla yapıştırıp)başlayarak üste doğru kurdele saralım. En üstü de bantla yapıştıralım. Printerdan rakam çıktıları alıp keselim. Çubukların üstlerine tutturalım...
Tatatatam....
İşte yaşınızı ilan eden bir doğum günü süsü..(Bu yaş ilanı 30lara kadar daha makbul ama benim gibi hala 20lerinde hissediyorsanız 30 üstü de no problem:)))

6 Mart 2008 Perşembe

SİZE PUL KOLEKSİYONUMU GÖSTEREBİLİR MİYİM?


Size pul koleksiyonumu gösterebilir miyim?
Nerden nasıl çıktıysa içeriği gizli emelleri barındıran bu cümlenin bu seferki kullanımında inanın hiiiç art niyet yok!
Ama bazı niyetlere alet etmek ve esprili bir manevra yapmak için ideal bir yöntem gibi:)))))

Sevgili Edi'nin bıraktığı son yorum beni çok güldürdü...Şeker demiş ki; "Banucum başka hobilerini de koy ki bloguna seni sadece yemek yapmayı beceren biri sanmasınlar"...İlahi Eda'cım..O da var bu da var...Ama ben hiçbir şeyde uzman değilim, iddialı da değilim. Sadece boş boş oturmayı sevmiyorum. Objelerin de yemeklerin de değişik sunumlarını farklı kullanım alanlarını seviyorum ve elimden geldiğince hayatımda beni böyle mutlu eden küçük çalışmalar yapıyorum.

Yıllardır biriktirdiğim pul koleksiyonumdan damgasız olanları saklamaya devam ederek damgalI pullardan yerli ve yabancı olmak üzere 2 adet tablo yaptım. Tabloların altına pulların tarihçesi ve ne anlam ifade ettiklerine dair netten bulduğum 2 ayrı kısa yazıyı basıp kestim ve yapıştırdım. Evimim koridorunu süsleyen 2 tablom
Tatatatam!!













9 Ocak 2008 Çarşamba

2007'nin SON SÜSLERİ ve SOBE

























2007'nin son günleri gene en sevdiğim uğraşlarla geçti. Hediye paketleme, özel kartlar yapma, ve her sene değişik bir ağaç süsü yapma. Bu sene Martha'nın sayfasında görmüş olduğum şeyi yaptım. Önce annemin düğme kutusundaki yüzlerce düğmeden bazısını-çoğunu-
ele geçirdim. Düğmeleri lastikli misinaya dizdim, kurdele ile süsledim ve ağaca astım. Sevdiyseniz sene sonuna kadar düğme biriktirmeyi ihmal etmeyin:))
Bu düğmelerle şimdi kızım evde bilezik olarak takıp oynuyor:)))Bir taşla iki kuş!


2007'den kalan işler listesi kafamda dolanıp duruyor. Hayatım listelerle dolu zaten. Seyredilecek filmler listesi, yapılacak kolyeler listesi, bebeğime alınacaklar listesi, yıllardır ihmal ettiğim alınacak evrak diplomalar listesi, vs. vs.

Listede bir de cevap yazılacak sobe vardı ki, bayağı bir geciktirdim.
Sevgili çerkez kızı beni sobelemişti, beni düşündüğü için teşekkürlerimle birlikte SOBE’nin soru ve cevaplarına geçiyorum:


1. Blogda yazmaya ilk defa nasıl başladım?
Bebeğim olunca evde kısıtlı zamanlarda yapabileceğim en rahat hobinin bu olacağını düşünmeye başladım. Zaten yemek sitelerini takip ediyor ve evde yemek yapmayı da seviyordum. Yazarların dostluğunu ve samimiyetini gördükçe daha da heveslendim.
Önce eşime bahsettim, o da bebeğiyle yapışık yaşayan, evden çok az çıkabilen, yemeklerini çok sevdiği bu tombik kadını destekleyince yazmaya başladım.
Önce blogcu oldum, şimdi blogspottayım.





2. Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
Paylaşmak istediğim herşeyi yazıyorum. Çoğunlukla yeme-içme üzerine yazıyorum. Ama beni okuyanların bir şeyler bulacağı, merak edeceği veya hoşlanacağı her türlü tecrübemi paylaşmayı seviyorum.
3. Blogda yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
Genellikle boş vakitlerimde yazmaya çalışıyorum, ama o boş vaktimde yapacağım diğer işlerden feragat edebiliyorum.
4. Blogda yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
Eğer bir hobi zorunlu hal alırsa o keyifli bir uğraş olmaktan çıkacaktır. Ama bekleyeniniz okuyucunuz arkadaşınız olması sizi her zaman dürten güzel bir uyaran. Benim gibi maymun iştahlı biri için "hadi Banu, nerdesin" diyen arkadaşların merağı ve sevgisi bu hobiyi devam ettirmemi sağlıyor.
5. Blogda yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?
Tekrar çalışmayı düşündüğüm için bir işim olduğunda bu kadar yoğun ilgilenemesem de bu hobimi devam ettirmeyi düşünüyorum.



Ve ben de eğer katılırsa

http://www.guldenelkan.blogcu.com/
http://www.kibeleninmutfagi.blogspot.com/
http://www.yenitadlar.blogcu.com/



SOBE’liyorum…