
2007'nin son günleri gene en sevdiğim uğraşlarla geçti. Hediye paketleme, özel kartlar yapma, ve her sene değişik bir ağaç süsü yapma. Bu sene
Martha'nın sayfasında görmüş olduğum şeyi yaptım. Önce annemin düğme kutusundaki yüzlerce düğmeden bazısını-çoğunu-
ele geçirdim. Düğmeleri lastikli misinaya dizdim, kurdele ile süsledim ve ağaca astım. Sevdiyseniz sene sonuna kadar düğme biriktirmeyi ihmal etmeyin:))
Bu düğmelerle şimdi kızım evde bilezik olarak takıp oynuyor:)))Bir taşla iki kuş!
2007'den kalan işler listesi kafamda dolanıp duruyor. Hayatım listelerle dolu zaten. Seyredilecek filmler listesi, yapılacak kolyeler listesi, bebeğime alınacaklar listesi, yıllardır ihmal ettiğim alınacak evrak diplomalar listesi, vs. vs.
Listede bir de cevap yazılacak sobe vardı ki, bayağı bir geciktirdim.
Sevgili
çerkez kızı beni sobelemişti, beni düşündüğü için teşekkürlerimle birlikte SOBE’nin soru ve cevaplarına geçiyorum:
1. Blogda yazmaya ilk defa nasıl başladım?
Bebeğim olunca evde kısıtlı zamanlarda yapabileceğim en rahat hobinin bu olacağını düşünmeye başladım. Zaten yemek sitelerini takip ediyor ve evde yemek yapmayı da seviyordum. Yazarların dostluğunu ve samimiyetini gördükçe daha da heveslendim.
Önce eşime bahsettim, o da bebeğiyle yapışık yaşayan, evden çok az çıkabilen, yemeklerini çok sevdiği bu tombik kadını destekleyince yazmaya başladım.
Önce blogcu oldum, şimdi blogspottayım.

2. Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
Paylaşmak istediğim herşeyi yazıyorum. Çoğunlukla yeme-içme üzerine yazıyorum. Ama beni okuyanların bir şeyler bulacağı, merak edeceği veya hoşlanacağı her türlü tecrübemi paylaşmayı seviyorum.
3. Blogda yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?
Genellikle boş vakitlerimde yazmaya çalışıyorum, ama o boş vaktimde yapacağım diğer işlerden feragat edebiliyorum.
4. Blogda yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?
Eğer bir hobi zorunlu hal alırsa o keyifli bir uğraş olmaktan çıkacaktır. Ama bekleyeniniz okuyucunuz arkadaşınız olması sizi her zaman dürten güzel bir uyaran. Benim gibi maymun iştahlı biri için "hadi Banu, nerdesin" diyen arkadaşların merağı ve sevgisi bu hobiyi devam ettirmemi sağlıyor.
5. Blogda yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?
Tekrar çalışmayı düşündüğüm için bir işim olduğunda bu kadar yoğun ilgilenemesem de bu hobimi devam ettirmeyi düşünüyorum.

Ve ben de eğer katılırsa
http://www.guldenelkan.blogcu.com/http://www.kibeleninmutfagi.blogspot.com/http://www.yenitadlar.blogcu.com/SOBE’liyorum…