11 Temmuz 2017 Salı

Kadının gücü adına

Anlatmak yazmak lazım. Psikoloğa anlatır gibi. İyi de ben hep psikolog olmak istedim gençken ama bir dakikada bir tercihi silerek olmazken bugüne kadar da hiç gitmedim. Profesyonel destek almak şart. Paylaşmak şart belki de.

4 yıllık bir aradan sonra işe başladığımda hemen dikkatimi çeken şey çalışan kadınların ne kadar mutsuz olduğuydu. Mutsuz derken enerjileri düşük, günlük zevklerden uzak, ne içine ne dışına dönebilmiş,  en ufak şeyi yanlış anlayıp kavgaya hazır... İç motivasyon ve arkadaşlarımın deyimiyle Allahın lütfu olan neşem bir hayli fazlayken bunlar benim tabii ki zıttımda olan ama zamanla anladığım tepkilerdi.

Akşam ne yenecek, çocuğun eksiği için suraya uğranacak,  annelere ilaç bırakılacak , toplantı sonrası hemen bakıcı aranacak çocuk iyi mi kontrol edilecek, temizlikçi cumartesi gelecekmiş eve malzeme alışverişi yapılacak, şu çıkan ojeyi tuvalette ne zaman tazelesem ... o yoğun arzı talebi bitmez iş yaşantısında kadına ekstra külfet.  Hem kafaca hem bedenen yüklenilen ağır bir yük.

Genç ve bekarken çalışırken, evli arkadaşlarımın anlattığı bir iki anı gelip kendini hatırlattı.  Saat gece 11 de anca müsait olup buzdolabını temizleyen , saat gece 12 de 10 dakikacık kitap okuyabildim diyen  ilk evli iş arkadaşlarımı şaşırarak dinlediğimi ama artık evli ve çocuklu olarak anladığımı söylemem lazım.

Ki bunlar ne ki? Bir de o külfetin mislini yaratıp üstüne tuz biber eken bir kaynana görümce, bir tembel huysuz koca veya libidosu yüksek koca ya da ex olmusken de hala bir ise yaramayan koca etmeni var ki o kadındaki tepkimeler de birçok versiyonda seyredebilir.

Kadınların ketumluğu da zamanla azaldı. O eskidenmis kan kusup kızılcık şurubu içtim demek. Artık kırılan kol yenin dışında. Kadınlar öyle doluyor ki yeni artan sorumlulukları ile paylaşmak istiyorlar herseylerini diğer kadınlarla. Biraz dökülmek biraz rahatlamak biraz da çözüm yolu aramak için...

Annem yıpranmamamı öğütlerdi, kazancının bir kısmı ile temizlik işlerini birine yaptirmami ve kendime her zaman bakmamı tembihlerdi. Kendime ve aileme her zaman daha fazla zaman ayırmamı da. Maddi manevi beni her zaman destekledi bu tatlı fedakar akıllı tecrübeli kadın.  Bir akıl ve huzur veren bir bilge kişi şart bir kadının hayatında.


Yemeğe misafir çağırıp misafirin gelmesine yarım saat kala bir eksik var mı diyen,  çocuğun ilacını hala almadın diye söylenen, annesinin abuk sabuk islevsiz desteksiz demeçlerine huzursuzlandın diye laf eden, yarım gün çocuğu eyleyemeyen bu sınırlarınızı ve sinirlerinizi zorlayan adamlar için bir de sizin yaptıklarınızı düşünün.


Ben kendi adıma en ufak bir ortamda onu rencide edecek bir şey yapmadım,  her zaman
herseyini eksiksiz hazır bulundurdum, tüm organizasyonlarimiza hazırlık yapan değilmiş de davetli imiş gibi bulunmasında, çocuğumun da her türlü ihtiyacı ve gelişimi için kendimi bayağı bi hırpaladım.  İç ve dış ilişkiler yönetimi, çocuk bakımı ve gelişimi derken o ruh nasıl yaşlanmasın, ama ben iç enerjimi şarj edebilen bir yapıya sahibim ... ustelik annem, kardeşim ve yardımcılarım vardı benim. Ama her kadın öyle mi? Kadınlara(evli beyler eşlerine! ) destek olmazsan, onu tatlı bir dille hoş tutmazsan sen kaybedersin. Bak artık kadının saçını süpürge de görmüyoruz.  Birçok kadın bi kendine bakıyor bir bakıyor ... Sadece çalışarak yıpranmış bi adamları görüyoruz. Saçlar varsa o da beyaz,  göbeklenmis, kırışmış yaşıtlarımıź erkekler... demek ki kadınlar gerçekten GÜÇLÜ... Güce tapmanız esnasında yapmanız gerekenleri unuttunuz beyler, lanetlendiniz....