9 Mart 2012 Cuma

İZMİR'DEKİ KAHVALTI MEKANLARI: RAHATLA CAFE URLA






















Anneme hastanede refakat ederken hazırlamıştım bu postu. Yayınlama zamanı:



Şimdi 6 yaşında olan kızım ilk ata bindiğinde 3 yaşında idi. Bindiği yer de Urla'daki Rahatla Cafe idi. At ve dinlenme konseptini bir araya getiren hoş ismi ve logosu ile 0 zamanlar haftasonları geniş ferah bahçesi ve at binme parkuru ile oldukça rağbet gören bir yer idi.




Çoktandır gitmediğimiz mekana geçenlerde gittiğimizde değişiklikleri farkettik. Kapalı mekanı oldukça dar olduğundan bahçeye camdan bir kapalı yer yapmışlar ki insanın kış bahçesi diyesi geliyor. Ferah, şık ve sıcacık bir ortam.



Bir palyaço abla gene çocukları mekanda oyalıyor, onlara balondan kelebekler, köpekler, kılıçlar yapıyor.



Esas fark menüde; daha önce geleneksel kahvaltı olmayan mönüde şimdi yok yok, hem de fiyatlar günümüz için eskiye nazaran daha makul. Çok lezzetli ve hem göz hem de karın doyuran keyifli kahvaltı kişi başına 15TL, yumurta ekstra içeceklerle bu 25 TL'yi buluyor.

Kızım Güneş isimli ata binmeyi seviyor zira o bir pony. Bu arada her yaştan biniciyi burada görmek mümkün, bense hiçbir zaman ata binme hevesinde olmadım ve denemedim. At eğiticileri ise çocuklarla atları son derece sempatik bir noktada buluşturan çocuklara at sevgisini aşılayacak kadar ilgili ve sevgi dolu kişiler. 5 dakika ata binme ise sanırım 10TL idi.







Gitmek isterseniz İzmir – Urla otoban çıkışından sonraki Dörtyol Mevkii’ne gelmek ve Opet – Shell benzin istasyonları arasındaki giriş tabelasını takip etmek.



Bu şirin yerin sitesi de bir hayli hoş, ilgileniyorsanız detaylar için buyrun:






8 Mart 2012 Perşembe

TAHİNLİ KURABİYE






Zor günler geçiriyorum, annemin acısı hala çok taze...kendimi yaşama kaptırmaya, gündemi takip etmeye ve vakit geçirmeye çalışıyorum. Spora başladım. Sinemeya, kızımın arkadaşlarının doğumgünlerine, alışverişe gidiyorum. Kafamı tam verebildiğim acımı unutabildiğim saatler çoook az.. Vücudumda kaşıntılı kırmızı benekler çıktı, sanırım üzüntüden. Bu üzüntünün sağlığıma daha fazla zarar vermesini engellemek için hayata tutunmaya çalışıyorum. Bu blog da o parçalardan biri.


Annemin vefatından bir süre önce yaptığım bu kurabiyelerin tarifi buradan.




Tahinli Kurabiye


Malzemeleri
· 1 su bardağı sıvıyağ
· 1 su bardağı tahin
· 1 su bardağı pudra şekeri
· 1 su bardağı dövülmüş ceviz
· 1 paket kabartma tozu
· 4.5 su bardağı un
Hazırlanışı
Tüm malzemeler cam kapta karıştırılarak hamur elde edilir.Hamur ikiye bölünüp pasta tabağı büyüklüğünde merdane yardımıyla açılır.Su bardağı ile kesilen kurabiyeleri fırın tepsisine dizip 180 derecede pişirelim. Soğuyunca servise sunulur.


Ben nasıl yaptım: Ben yarım ölçü yaptım(2.5 su bardağı un koydum). Kimine elimle şekil verdim(kalburabastı tipi) kimine kalıpla şekil verdim. 20 tane kurabiye çıktı.




Tadı süperdi, un kurabiyesi gibi ağızda dağılıyordu.




Afiyet olsun.


1 Mart 2012 Perşembe

ANNEMİ KAYBETTİM.




Bu yazıyı yazmak için zorluyorum kendimi, gerçekle yüzleşmek ve bu gerçek acı da olsa karşısında dik durabilmek için...günlerdir beceremiyorum, belki fazla hızlı iyileşmek için kendime kısa süreler tanıyorum...



Canım annemi 11 Şubatta kanserden kaybettim.




Babamı 1996'da kaybettikten sonra annem, kardeşim ve ben daha da kenetlenerek biribirimizi hiç bırakmadık. Her özel günde bir arada olduk, her dakikayı özele çevirdik. Birlikte öyle çok şey paylaştık ki... Babamın acısını hiçbir zaman içinden atamayan annemi sürekli teselli etmek ve hayata bağlamak için öyle çok çabaladık ki. Anneciğim özellikle torunu olduktan sonra gerçekten hayata bağlandı ve hayatını kızımla yaşadı.



Annemin öleceği düşüncesi ile aylarca içim kan ağladı, nefes alamadığımı hissettiğim geceler oldu, onsuz bir dünyada kayıp olacağımızı düşündükçe ağlamalarım son bulmuyordu. Gene de anneme ne hastalığını ne de moralimizi belli ettik. Ona son zamanlarında da özenle ve sevgiyle baktık. Ve o bizi yaşadığı gibi istediği gibi asilce bıraktı gitti.



Onsuzluk çok zor... en zor günlerimizde İzmirde tanıdığımız herkesin evimize akın etmesi ile ilk travmatik üzüntüleri yumuşakça yaşadık. Uzakta yaşayanların telefonlarıyla teselli bulduk. Özlem her geçen gün artarken arkasında bıraktıklarının güzelliği ile teselli bulduk; evet en büyük miras hem annemin hem babamın anıldıkları sıfatlardı; onurlu, dürüst, yardımsever, bakımlı, iyi aile, cömert, tatlı insanlar...



Annem de babam da hergünü özel ve imkanın ölçüsünde en iyisini yaşayarak geçirmeyi öğrettiler bize...Biz de öyle yaparak onların huzurlu olmalarını diliyoruz.



Mutlu aile olmanın inceliklerini ailemize de yansıtacağız, öğrendiğimiz bu güzel erdemli şeyleri devam ettireceğiz.



Nur içinde yatsınlar...

9 Şubat 2012 Perşembe

KELEBEK MOTİFLİ YÜN ÖRGÜ KAZAK









Kız çocuğu işte, çiçek, kelebek gibi motifler seviyor. Büyükannesi de(anneannesi- anneannesinin öğretmesi ile büyükanne diyor) 71 yaşında onun sevgisiyle yeni motiflerle onu mutlu etmek için uğraşıyor.




Bu motifi ben netten buldum, nette böyle örgü şablonu bulmak çok zor oluyor. Bunu bulunca altın bulmuş gibi sevindim.






Anneciğime de torunu için örmek düştü. 6 yaşındaki minyon kızım için ördüğü kazağa tek kelebek yapmayı düşünürken kelebek az gelip ön yüzde bir boşluk görünce bir kelebek daha ekledi, böylece daha da güzel ve dolu bir görüntü çıktı. İp olarak da hafif simli orta kalınlıkta bir yün seçtik, 4 numaralı şişle ördü.







Dipnot: bunu annem bu kış kızımın kasımdaki doğumgününde hediye olarak verdi. İnsanın 1 ay sonra ne olacağı belli olmuyor, günlerini torununu ve bizleri mutlu etmek için geçiren canım annemin çok ağır hasta olduğunu kasım ayı sonunda öğrendik. Şimdi kaybettiğim hayallerim arasında annemin iyileşip kızımla daha uzun yıllar güzel zamanlar geçirmesi var.










7 Şubat 2012 Salı

BLOGCUYA ÖZEL BUTİK



İstanbul Beşiktaş'ta açılan V Butik bloggerlar için özel köşe yapmış; oturup kahve içip sohbet etmeleri için. Ne hoş! Acaba İstanbullu bloggerlar bir buluşma gerçekleştirdiler mi orada? İzlenimlerini almak isterdim!

4 Şubat 2012 Cumartesi

TERBİYELİ KUZU İNCİK




Hayallerimi kaybettim. Neşemi, enerjimi kaybettim. Her şeye rağmen kendimi yemek pişirmeye ve bloguma bu yemekleri eklemeye zorluyorum ve bu bana iyi geliyor.

İşte etobur cincinsfikirli'den güzel bir et yemeği daha...


TERBİYELİ KUZU İNCİK

Malzemeler:

1 kg kuzu incik (4-5 tane kuzu incik)

4 adet orta boy soğan

3 adet patates

3 adet havuç

2 adet kereviz(dilerseniz)

1 çorba kaşığı tereyağı


Tuz, karabiber
Terbiye için:

3 yumurta sarısı

2 limonun suyu

1/2 kahve fincanı su


Hazırlanışı:

Eti yıkayıp derin bir tencereye koyun. İri doğranmış patates, havuç, soğan, kereviz, tereyağı, tuz, karabiberi ve 1/2 çay bardağı ılık suyu ekleyip et yumuşayana kadar orta ateşte pişirin.(suyu biterse her 15 dakikada bir 1/2 çay bardağı ılık su ilave edebilirsiniz.)

Terbiyesi için tüm terbiye malzemelerini bir araya getirip çırpın. Hazırladığınız bu karışımı sıcak etin üzerine dökün. Karıştırıp bir taşım daha kaynatıp yemeğinizi servis yapın.


Afiyet olsun.

31 Ocak 2012 Salı

RADİKA SALATASI


Hayatıma otları soktum ya bir kere, cibes yaptım sever gibi yaptım ya bi kere, pazarda gördüğüm radikayı alıp yapmaya karar verdim. Annem eskiden yapardı, rahmetli babam severdi ama biz ağzımızı sürmezdik.
Bakalım şimdi kimler sevecek?

RADİKA SALATASI
Radikaların kök kısımlarını kesip atın, otları bol suda çamuru gidene kadar yıkayın. Sonra sirkeli suda bekletip gene yıkayıp süzün(yukarıdaki 1.resim çiğ radikaların fotoğrafıdır). Radikalar çok uzunsa elinizle ikiye bölün. Bir tencereye su koyun ve kaynamasını bekleyin. Su kaynadıktan sonra içine biraz tuz atın ve otları parça parça koyun. Tencerenin kapağını kapatmadan 7 -10 dakika arası haşlayın. Haşlanmış otları süzün, bir servis tabağına alın, ılınınca üzerine zeytinyağı, limon ve tuz karışımından oluşan sosu ve sarımsak rendesini dökün.

Afiyet olsun.


Tadını acımtrak bulduğumdan ve tadı kesinlikle bana hitap etmediğinden ben sevmedim! Otseverlere afiyet olsun!

28 Ocak 2012 Cumartesi

PAPYON MODASI YAYILIYOR...






Papyon modasının cinsiyet tanımadan yayılacağı belliydi.



Blogumda yaptığım yazıdan sonra "



bu ayki All dergisinde yukarıdaki papyonlu tarzlar yer aldı.


Evet papyon alma zamanı, bu trendi kaçırmayın derim.




19 Ocak 2012 Perşembe

DONDURUCU SOĞUKTA KUŞLARI UNUTMAYALIM!





Dün akşam haberlerde kedi köpekler hepsini yemesin diye ağaçlara ekmek asarak kuşları unutmayan hayvanseverleri minnettarlıkla izledikten sonra cici kuşlar için bu cin çözümleri nette görünce paylaşmadan edemedim. Lütfen bu minik dostları unutmayalım.

18 Ocak 2012 Çarşamba

BEBE YAKA















Bu sezonun modasından biri de bebe yakalar idi. Bir tane bebe yakalı bir şey edinemedim. Yukarıdakileri All ve People Style dergilerinden derledim. Şimdilerde indirimde fiyatları daha cazip hale gelmiştir, bir tane kapmalı!